genel kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genel kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/14/2025

KÜLHANBEYİ


 

Külhanbeyi tabirine yeşilçam filmlerinden aşinayız hemen hemen, en azından ben öyleyim. Onlar hakkında aklımda beliren özellikler hep bu aşinalıktan. Ekrem Koçu kitaplarını okumaya devam ediyorum ve Külhanbeyliği'nin  aklımdaki resimler ile zerre alakası olmadığını , çok ilginç bir müessese olduğunu öğreniyorum. 


" Külhanbeyliği, İstanbul'da 17.yy sonlarında kurulmuş bir haneberduş, apaşlar tarikatıdır (a) " 


Esasen kimsesiz oğlan çocukları serserilerin elinde dilendirilip çeşitli işlere sürülüyor. Topluluğun ritüelleri var, bunlar istisnasız uygulanıyor ve bu çocuklar sefil bir hayat sürüyor. Bu tarikatin üyeleri kendilerine pir olarak  Layhar adında bir Afganlı'yı seçmişler. 


"Layhar, miladın 9.yy sonları ile 10.yy başlarında, Şark'ın pek ünlü sultanlarından Gazneli Mahmud'un zamanında Gazne'de bir hamam külhanında oturur, çul çaput içinde yarı çıplak , saçı sakalına karışmış süfli bir ayyaş filozof imiş .  Layhar, bu adamın adı değil lakabıdır. 'lay' Farsça çamur, balçık batak demektir. 'har' yine Farsça'da 'horden:yemek' kökünden yiyici demektir. Meyhaneciler şarap küplerinin dibinde birikmiş çamur halindeki tortuyu bu kalendere getirip verirlermiş, tek gıdası yediği o sekir verici çamur olduğu için Layhar (çamur yiyici) lakabıyla anılmış "(a)

3/11/2023

ANTİK ÇİN'İN TÜTSÜ SAATLERİ - HSİANG YİN

 


Kitap: ZAMANIN KOKUSU Byung- Chul Han

Alıntılanan bölüm: Güzel kokulu saat

Antik Çin'e kısa bir sapma(sayfa 65-66)



Çin'de hsiang yin ( lafzi anlamıyla  : kokulu mühür yazısı) adı verilen tütsü saatler on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar kullanılıyordu. Avrupalılar yirminci yüzyılın ortalarına kadar bunun sıradan bir buhurdanlık olduğuna inandı. Avrupalılar zamanı kokuyla ölçme fikrine, hatta zamanın koku biçimini alabileceği fikrine çok yabancılardı belli ki. 


10/23/2022

MISIR ÇARŞISININ DERVİŞLERİ


 

İstanbul'un en meşhur mekanlarından biri Eminönü'ndeki Mısır Çarşısı.1660-1664 yılları arasında tamamlanan çarşı  18.yy'da bugünkü ismini alır. Mısır'dan getirilen baharat ve diğer ürünlerin satılıyor oluşu bu ismi yaygınlaştırmış  yerli halk ve yabancılar arasında. Osmanlı klasik usülde yapılmış olan bir arastadır Mısır Çaşısı. (arasta: çarşılarda aynı ürünü satan dükkanların bulunduğu bölüme verilen ad) 6 kapısı olan çarşının Balık Pazarı Kapısı üzerinde arz-ı endam ediyor çifte vâv'lar. 1940 yılında çıkan yangında tahrip olan ve 78 yıl boyunca varlığı unutulan çifte vav'lar  2018'de yapılan restorasyon çalışmaları ile yeniden gün yüzüne çıkmış.


4/08/2022

DOLAPTAN TEMAŞA - KİTAP



Kitabın arka kapağından

Ahmet Mithat'ın "Maksadımız yeniçeriliğin mevcut olduğu zamanlardaki eğlencelerin bazılarını anlatmak" diye bahsettiği Dolaptan Temaşa'da pek de bilmediğimiz yaşayışıyla bir dönemin kapıları aralanıyor. İstanbul'un mahalle kahveleri, helva sohbetleri, giyim kuşam ve adetleri, hatta eşyasıyla... Kısa , ancak oldukça zengin içeriğiyle roman Behram Ağa, Dilber Leyla, Yeniçeri Zorlu Mustafa ve Paşalı Ahmet Ağa karakterleri arasında gelişen komedi ve gerilim unsuruyla bezeli, cinayetlere varan olayları konu alıyor.



Kitaptan birkaç bilgi

  • Ahmet Mithat'ın Letâif-i Rivâyât adı altında topladığı külliyat, 1870-1894 tarihleri arasında yayınlanmış 30 eserden oluşmaktadır.
  • Eserlerden sadece 7.si bir tiyatro eseridir. Geri kalan 29 eser hikaye ve romanlardan oluşmaktadır.
  • Dolaptan Temaşa, Letâif-i Rivâyât'ın 20.kitabıdır.



Kitap hakkında

62 sayfadan oluşan kitabı  arka kapak yazısında yazılan sözler yeterince özetliyor. Fazlasına lüzum yok ama ek olarak söyleyeceğim   oluşan garip olayda kadın ve erkeğe nasıl farklı bakıldığının da gözlemleniyor olduğudur.  Sade ve yalın bir anlatım, kolay bir okuyuş var. Ahmet Mithat'ın kaleme aldığı önsöz  "Aşağıda okuyucularımıza hikaye edeceğimiz şey bir roman değildir . Çünkü romanın hayali olması gerekirken bu gerçek bir olaydır." diye başlıyor.


12/10/2021

GÖKKUŞAĞININ ALTINDA






Yağmurun ardında bıraktığı en güzel iz , Gökkuşağı


Bir yer düşünün Her yağmur sonrası ,güneşin yüzünü gösterdiği her anda, hep aynı yerde ve hep aynı güzellikte ,neşeli çocuklar gibi  "ben buradayım"  diyerek kollarını açan, sizi kucaklayan bir gökkuşağı var. İşte o yerde ,siz de her yağmur sonunu kollamaya başlıyorsunuz. Gözleriniz camda, ne zaman gelecek, ne zaman çıkacak diye hop oturup hop kalkıyorsunuz ve kucaklaşmak için sabırsızlanıyorsunuz

9/23/2021

NESSUN DORMA - TURAN'IN KIZI

 


Batın yıldızlar

Şafak vakti ben kazanacağım

Kazanacağım, kazanacağım...


Şu aralar izlediğim Vincenzo ( KDrama) dizisinin 4.bölümünün final sahnesinde, arka planda çalan bir klasik müzik eşliğinde, karakterin söylediği sözler bu. Sözlerde var olan cazibenin büyüsüne kapıldım ve birazcık arama yaptım. Franco Alfano ve Giacomo Puccini'nin besteledikleri 3 perdeli Turandont operasının en ünlü aryası Nessun Dorma'nın son sözleriymiş bu sözler. Arka planda çalan da bu aryaymış ve bu aryayı yazan kişi Puccini imiş. Opera dünyasından bihaber olan ben, dizide geçen bu etkileyici sözler vasıtasıyla Turan'ın Kızı'nın hikayesine hoş bir yolculuk yaptım ve şimdi seni de sevgili blogcum yol arkadaşım yapma niyeti taşımaktayım.


Genel olarak hikayeden bahsetmeden önce kaynağı ile ilgili okuduklarım şu: Turandot'un hikayesi Nizami Gencevi'nin (12.yy) Yedi Güzel manzumesinde ki  Kırmızı Kubbe bölümüne dayanıyor. Carlo Gozzi (18.yy) bu bölümde anlatılan hikayenin bir kısmını geriye koyup, etkileyici bulduğu soru cevap kısmını ele alıyor. ( bkz)  Puccini ise Friedrich Schiller'in Turandot-Çin Prensesi adlı eserini okuduktan sonra ilham perileri ile buluşuyor.( bkz. )


4/26/2021

RAMAZAN GELENEKLERİMİZ


Bugün Ramazan ayının 14.günü. Pandemi sürecinde yaşadığımız 2.Ramazan bu. Manevi iklimi hep aynı güzellikte ve kutsiyette olsa da Ramazan'ın kendine has olan sosyal yaşamı sekteye uğradı. Umarım  pandemi sürecinde geçirdiğimiz son Ramazan olur .


Hicri Takvimin 9.ayı olan Ramazan , İslam inancında kutsal kabul edilen aylardan biridir. Oruç ibadeti bu ay için farz kılınmıştır. (Bakara suresi 183,184 ve 185.ayetler  bkz ve bkz ) . Yine , İslam inancında bin aydan hayırlı olduğuna inanılan  Kadir Gecesi de Ramazan ayının içerisinde bulunmaktadır.(  Kadir suresi 1-5 ayetler  bkz ve bkz )


Dinin toplumlar üzerinde ki  etkisi yadsınamaz. İslam inancının da gelenek ve göreneklerimiz üzerinde oldukça hissedilir etkileri var. Ramazan ayı  bu etkilerin en kuvvetli görünür olduğu  zamanlardan biri olmuştur hep. 

11/14/2020

KINA TAŞI


Her kültürde farklı manaları içerir kına. Manalar bir köşede dursun, her şeyde olduğu gibi kınayı da süslenmek için kullanır kadınlar, doğamızda var neticede:) . Kokusu herkese hitap etmeyebilir ama kırmızı ve süslenmiş eller çoğu kez cazip gelir

Klasik kına yakma şeklimiz nedir?

Avucun ortasına yuvarlağı kondurur, parmaklarımızı da uçlarından yarıya kadar ,önlü arkalı kınalarız. Bizler böyle yaparken Hintli Kadınlar gelip aklımızı çeldiler, nasıl çelinmesin ki? Çok ince işçilik isteyen mehndiler artık bizde de popüler ama hala kendi geleneğimiz ağırlığını hissettiriyor. Özümüzü kaybetmeyelim , yeniliklere de hemen burun kıvırmayalım. Kamu spotu da yaptığıma göre tekrar kına mevzusuna dönebilirim:)

Kınanın kültürümüzde ki yeri şu şekilde ;

-kurbanlık hayvana kına yakılır, Allah'a kurban olsun diye
-gelinlik kıza kına yakılır,yeni kurduğu ailesine kurban olsun diye
-askere gidene kına yakılır,vatana kurban olsun diye

4/03/2020

5 TAŞ OYUNU




Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, adını dahi telaffuz etmekte zorlandığım türlü türlü sanal oyunlar içinde insanlar kaybolmadan önce aileyi bir araya getiren güzel oyunlar vardı.İşte onlardan biri 5 taş oyunu.Her ne kadar çocuk oyunu denilse de öyle değil işte efendim... çocuk ve her daim ruhu çocuk kalanların oyunu bu.İster çekirdek aile,ister geniş aile o da yetmez tüm mahalle bir araya gelse  zevkle oynanır bu oyun.Ne kadar çok oyuncu,o kadar çok eğlence.Oyun için gerekli  2 şey var..biri misket büyüklüğünde 5 tane taş diğeri de sevdiğiniz insanlar

6 aşamadan oluşan oyunun kuralları gayet basit.1 taşı havaya atarken diğer taşları yerden toplayacağız.

Şartlar:

-havadaki taş asla yere düşmeyecek
-yerdeki taşların hepsi toplanacak
--yerdeki taşlar asla kımıldatılmayacak, almayacağımız taşa elimiz değmeyecek
-yerdeki taş ve havaya atılan taş aynı anda avuçta tutulacak , yere düşürülmeyecek
-kaybeden cezasına razı olacak

şartlar anlaşıldığına göre oyuna geçebiliriz:)