Pazartesi, Nisan 25

İÇİM DIŞIM BAHAR

 


Merhaba Blogcum,


Her şey güzel ve yolundadır umarım senin tarafında. Nisan başlarında , tam bahar geldi derken yine soğudu burada havalar. Hırkalara sarılındı, kapatılan kombiler yeniden yakıldı ama bu sefer , dün itibari ile  gerçekten geldi bahar. Hatta bir tık yaza göz kırptı denilebilir. Sanki arada ce'ee yapmış ve kaçmış gibi yaza pek bi telaşlı göz kırpıyor. 


Daha önceden bahsettiğim gibi bayram sonrası buralarda olamayacağım. Bir müddet daha gelip kapını tıklatamayacağım. Laleler ile bezenmiş Şehr-i İstanbul'un baharı ,İçimdeki Bahar ile  eşlik etsin sana , ben dönünceye kadar :) 





















ışığı takip et :)







Cuma, Nisan 8

DOLAPTAN TEMAŞA - KİTAP



Kitabın arka kapağından

Ahmet Mithat'ın "Maksadımız yeniçeriliğin mevcut olduğu zamanlardaki eğlencelerin bazılarını anlatmak" diye bahsettiği Dolaptan Temaşa'da pek de bilmediğimiz yaşayışıyla bir dönemin kapıları aralanıyor. İstanbul'un mahalle kahveleri, helva sohbetleri, giyim kuşam ve adetleri, hatta eşyasıyla... Kısa , ancak oldukça zengin içeriğiyle roman Behram Ağa, Dilber Leyla, Yeniçeri Zorlu Mustafa ve Paşalı Ahmet Ağa karakterleri arasında gelişen komedi ve gerilim unsuruyla bezeli, cinayetlere varan olayları konu alıyor.



Kitaptan birkaç bilgi

  • Ahmet Mithat'ın Letâif-i Rivâyât adı altında topladığı külliyat, 1870-1894 tarihleri arasında yayınlanmış 30 eserden oluşmaktadır.
  • Eserlerden sadece 7.si bir tiyatro eseridir. Geri kalan 29 eser hikaye ve romanlardan oluşmaktadır.
  • Dolaptan Temaşa, Letâif-i Rivâyât'ın 20.kitabıdır.



Kitap hakkında

62 sayfadan oluşan kitabı  arka kapak yazısında yazılan sözler yeterince özetliyor. Fazlasına lüzum yok ama ek olarak söyleyeceğim   oluşan garip olayda kadın ve erkeğe nasıl farklı bakıldığının da gözlemleniyor olduğudur.  Sade ve yalın bir anlatım, kolay bir okuyuş var. Ahmet Mithat'ın kaleme aldığı önsöz  "Aşağıda okuyucularımıza hikaye edeceğimiz şey bir roman değildir . Çünkü romanın hayali olması gerekirken bu gerçek bir olaydır." diye başlıyor.


Çarşamba, Mart 30

İSTANBUL'UN YENİ SAKİNİ


İstanbul'da çoğunlukla görülmeye başlanılan , sayıları çoğalan ve hatta mahallemize kadar bile gelmiş olan yeşil papağanlardan ve öykülerinden şurada bahsetmiştim.


Muhteşem bir sarı renk ile çevrelenmiş gözleri ve gagası ile grup halinde toprağın üzerinde yemeklerini yiyen, yakınındaki insanlardan hemen ürkerek kaçmayan, 4-5 adımlık mesafeden izleyebildiğim ama telefonumun azizliğine uğrayıp bir türlü resimleyemediğim , Gülhane Parkı'nda ilk kez gördüğüm kuşların öyküsünün peşine düştüm bu sefer . 




ÇİĞDECİ 

Çiğdeci ya da hint maynası ( bazen de mayna) olarak bilinen sığırcıklar familyasına ait Asya'ya özgü bir kuş. Ötüşleri ve taklit yetenekleri yüzünden kafes kuşları olarak popülerler.






Pazartesi, Mart 28

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 136

 


Bu haftanın sohbet konusunu sadevederin havalardan dem vurarak :) şöyle belirledi ; 


" Baharın gelmesi sizi heyecanlandırır mı? Bu heyecanı tarif edebilir misiniz ? "


Kış ile yaz arasında ki lâtif (tdk :  yumuşak, hoş ve ince bir güzelliği olan ) bir mevsim bahar.  Mecazen ise gençlik dönemi demek.  Her ne kadar yurdum ve dünya gerçeği yazımı kışa çevirdi türküsü söyletmeye pek bi gönüllü olsa da orayı es geçip baharda kalalım biraz :)

Salı, Mart 22

MİNİ DİZİLER 2



Merhabalar blogcum..arayı açtık mı biraz dersin ? Şu aralar pek zaman ayıramıyorum , bir de karın coşkusuna fazlaca kaptırmış olacağım ki gripli günler geçiriyorum .Olsun ama ne güzel yağdı bu sene kar İstanbul'a :)

Listemde duran mini diziler vardı, onları çıkardım aradan biraz. Daha önce paylaştığım mini dizilere şuradan ulaşabilirsiniz. Burada ise 3 bitmiş 1 yarım bırakılmış mini dizi var. Mini dizi yarım mı bırakılırmış hepi topu birkaç bölüm demeyin, bıraktım işte :)