LALE DEVRİ A.R.Altınay
SONSUZLUK SESSİZ BÜYÜR Halikarnas Balıkçısı
UTANMAZ ADAM H.R.Gürpınar
KADINLAR SALTANATI KÖSEM SULTAN - A.R.Altınay
HATİCE SULTAN İLE RESSAM MELLING - R.E.Koçu
PATRONA HALİL - R.E.Koçu
Külhanbeyi tabirine yeşilçam filmlerinden aşinayız hemen hemen, en azından ben öyleyim. Onlar hakkında aklımda beliren özellikler hep bu aşinalıktan. Ekrem Koçu kitaplarını okumaya devam ediyorum ve Külhanbeyliği'nin aklımdaki resimler ile zerre alakası olmadığını , çok ilginç bir müessese olduğunu öğreniyorum.
" Külhanbeyliği, İstanbul'da 17.yy sonlarında kurulmuş bir haneberduş, apaşlar tarikatıdır (a) "
Esasen kimsesiz oğlan çocukları serserilerin elinde dilendirilip çeşitli işlere sürülüyor. Topluluğun ritüelleri var, bunlar istisnasız uygulanıyor ve bu çocuklar sefil bir hayat sürüyor. Bu tarikatin üyeleri kendilerine pir olarak Layhar adında bir Afganlı'yı seçmişler.
"Layhar, miladın 9.yy sonları ile 10.yy başlarında, Şark'ın pek ünlü sultanlarından Gazneli Mahmud'un zamanında Gazne'de bir hamam külhanında oturur, çul çaput içinde yarı çıplak , saçı sakalına karışmış süfli bir ayyaş filozof imiş . Layhar, bu adamın adı değil lakabıdır. 'lay' Farsça çamur, balçık batak demektir. 'har' yine Farsça'da 'horden:yemek' kökünden yiyici demektir. Meyhaneciler şarap küplerinin dibinde birikmiş çamur halindeki tortuyu bu kalendere getirip verirlermiş, tek gıdası yediği o sekir verici çamur olduğu için Layhar (çamur yiyici) lakabıyla anılmış "(a)
YENİÇERİLER
TARİHİMİZDE GARİP VAKALAR
DAĞ PADİŞAHLARI
Reşad Ekrem Koçu, Türk tarihyazımında yeri çok önemli kabul edilen , tarihi sevdiren adam olarak anılan Ahmet Refik Altınay'ın öğrenciliğinden gelen ve hocasının izini takip edip tarihi "hikaye etme" başarısı yakalayan bir yazar ve tarih öğretmeni. Çokça tavsiye edilmesi kitaplarına öncelik verme sebebim. Tavsiye edilmesi de boşuna değilmiş. Şimdilik 3 kitabını okuyabildim, fırsat buldukça diğer kitaplarını da okuyacağım. İlginç ve farklı konuları kitaplarında işliyor oluşu cezbedici başka bir sebep.
Sayfalar;
1-45; Eser hakkında bilgi
47-116 ; Domenico'un hatıraları
117-243 ; Hatıralara dair genel açıklamalar
1574-1595 yılları arasında III.Murad'ın hekimiğini yapan biri Domenico.Talmud ve tıp eğitimi alan ve çalıştığı alanda başarılı olan daha sonra Hristiyan olan biri. Yazdığı eser özellikle harem merakı yüzünden en çok başvurulan kaynak. Bundan dolayı bugüne kadar harem hakkındaki birçok asılsız söylentinin de kaynağı fakat söylentilerin çoğu eserin orjinalinde yok, sonradan yapılmış ilaveler. Onun bahsettiği küçük bir ayrıntıdan yola çıkarak saray ve harem hakkında türlü türlü fanteziler üretilmiş olması ve tarih diye sunulması sahiden ilginç.
alıntı:
Dominic'in Relatione'sinin kişisel olmayan bir tasvir olduğunu ve zinhar bir tarih olmadığını göz önünde bulundurmak önemlidir: Murad saltanatında doğrudan atıf yaptığı tek tarihi olay İran savaşıdır. kendisi için yaptığı tek atıfta bile üçüncü şahıs halindedir. (sayfa 10)
(Kendisine dair bahsedilen atıf)
Büyük Türk'ün gözdesi olanlar ( veya şahsi doktorlarından biri olan Tanrı'nın lütfuyla Roma'da bir Hristiyan olan, ibret verici bir sabır hayatı yaşayan (ve) Kurtarıcımızın aşkı için ziyadesiyle büyük fakirlik çeken, onun üçüncü doktoru kıllı Kudüslü Dominic gibi, Sarayda kullanılmak için istihdam edilmiş dokuz doktor daha vardır) hariç bu ekmekten hiç kimse alamazdı ( sayfa 74)
ÖNSÖZ'den
"...Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de, paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim..Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım"
Sultan Mehmed Vahideddin'in hatıralarından
Sayfa sayısı ; 680
(413'ten sonrası belgeler , mektuplar, hatırat, vs..)
alıntı:
Bu kitabın bilimsel olmak gibi bir iddiası yoktur ve sadece bir gazetecilik ürünüdür. Ben Sultan Vahideddin'in öyküsünü , kendi arşivine ve yakın çevresindeki kişilerin ailelerinde bulunan belgelere dayanarak, gazeteci gözüyle vermeye çalıştım.....
Milyonlarca evrakın yer aldığı Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde bugün Sultan Vahideddin'le ilgili işe yarar tek bir siyasi belge bulunmuyor. Var olanlar sadece nişan tevcihi, cülûs yıldönümü kutlaması yahut doğum günü tebriki gibisinden beşinci, onuncu derecedeki protokol yazışmaları..İşin vahim tarafı, arşivlerde bulunması gereken siyasi belgelerin şimdi nerede olduğunu kimselerin bilmemesi..(sayfa 19)
***
Murat Bardakçı'nın okuduğum REDDİMİRAS (tık,tık)kitabından sonra okumaya almak istediğim kitabı oldu ŞAHBABA. Sultan Vahideddin'in torunları arasındaki ismiymiş bu.
SUYU ARAYAN ADAM Şevket Süreyya Aydemir
İNSANLIĞIMI KAYBEDİŞİM Osamu Dazai
FATİH SULTAN MEHEMMED HAN Halil İnalcık