4/07/2020

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 33




İkinci ağaç ev sohbetleri yayını ile merhabalar.33 konudan sadece 2 konu :)  Bu haftanın ağaç ev sohbetleri konusu sevgili deep'ten geldi.Konu şu ;


"Müzik, günümüzde her kültürde ve toplumda icra edilmektedir. Bazı insanlar müziğin bireylere ve toplumlara faydalı olduğunu düşünür. Ancak, bireyler ve toplumlar üzerinde olumsuz etkisi olduğunu düşünenler de var. Sizce?"


Öncelikle müzik ile ilgili serüvenimi şuraya tık,tık bırakıyorum :)


Tabiatta her şeyin bir ses ahengi var,dolayısıyla her şey müzik denilen şeyi icra ediyor.Suyun,rüzgârın sesi,yaprakların hışırtısı vs. Onlara kulak verdiğimiz de anlamlı melodiler duymak mümkün :) Tabi bu anlamları belirleyen ruh halimiz olsa gerek:) Müzik ruh haline göre kullanılan,biçimlendirilen bir etkileşim aracı nihayetinde.

Misal bu sabah  uyandırma servisi olarak radyoyu açtığımda karşıma çıkan rep şarkısı (gazapizm) baya faydalı oldu :) Rep dinlediğimden değil ,bilinçli bir şekilde du bi rep açayım dinleyeyim demedim hiç ,gitmez de elim ama çukur dizisi vesilesi ile öğrendik  işte:) Havanın güneşli ve aydınlık oluşu da etkileşimi baya kuvvetlendirdi. Dans denilen ama dans ile uzaktan yakından alakası olmayan figürler ile  açılışı yaptım,ailemi de ayaklandırdım:) Sabah sabah iyi geldi yani.




Müziğin ruh hali ile alakalı olduğu fikrime tekrar dönüp , hava durumunun da bu etkileşim içinde diğer bir etken olduğunu söylemek mümkün.Kasvetli havada ,bulanık ruh hallerinde hareketli müzikler asla tesir etmiyor mesela.Tahammül dahi edilmiyor eğer ruh halin ile uygun bir seçim yapılmamışsa.Havam değişsin durumu kesinlikle olmuyor ve eziyet oluyor adeta. O hali kuvvetlendirip destekleyecek müzik türleri can simidi oluyor.Dibi görüp sonra çıkmak gibi bir hal olsa gerek :) .Hoş bazı müzik adı altında icra edilen şeyler saf kan işkence,ruh halidir hava durumudur hepsi yalan. :)

Yalnız hissedildiğinde ya da karanlık bir yerde ya da ıssız olan bir yerde bulunulduğunda mırıldanılan müzik cesaret olarak elinizi tutabiliyor ya da.öyle ya,çoğumuz yapmıyor muyuz öyle,bilhassa kadınlar.Korkma demek için kullandığımız bir araca dönüşüyor müzik.

Kişilerden bağımsız olarak müzik toplumları ve kitleleri etkilemek için de kullanılan bir araç.Seçim zamanlarında propaganda malzemesi olabiliyor mesela.Niyete göre çeşitli biçimlerde kullanılıyor müzik ama en acımasızca olanı işkence silahı olarak da kullanılıyor olması. Evet,yanlış okumadınız.

Otomatik Portakal kitabında ,kitabın anti kahramanına uygulanan cezaya hiç acımamıştım. Fakat müziğin elinden alınması gibi bi durum mevzubahisti ve kitaba dair etkileyici bulduğum tek şeydi  o.Kitapta beğendiği ve dinlemekten haz aldığı müzikler ona uygulanan cezanın içinde yer alıyordu ve o artık o sevdiği müzikleri dinleyemez olmuştu.

80 darbesinde hapishanelerde insanlara işkenceler edildiğinde ,mahkumlar işkenceler sırasında kendilerine dinletilen müzikler olduğunu ve hapisten çıktıktan sonra o müzikler ile bir şekilde karşılaştıklarında acı çektiklerini,duymaya tahammül edemediklerini söylüyordu.
Amerikanın mahkumlara bazı müzikleri işkence aleti  olarak kullandığı bilinir.Google amcayı bi karıştırın,çıkacaktır karşınıza.

Nihayetinde müziğin beyin ile ilgilli bağlantısı ,anılar,hafıza sistemi üzerinde olan bilinen etkileri olduğu gerçeği yadsınamaz.Bu gerçeklik müziğin silah olarak kullanılabilmesinin önünü de açıyor.Toplumları etkilemek,yönlendirmek içinde pekala kullanılabilir.Kullanıldığına da inanıyorum.Küçük bir köye döndü nihayetinde dünya.Niyetler her zaman saf ve masumane olmuyor.



5 yorum:

  1. hımm sevimli başladı sert bitti bu yazı hihi :)

    YanıtlaSil
  2. Müziğe bu açıdan hiç bakmamıştım. İyiliklerle anmaya devam edelim biz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle yapalım elbette :) ama insan odaklı her şeyin her daim masum olmadığını da aklımızdan çıkarmalayım.Dokunulmaz değil hiçbir şey.

      Sil