11/03/2021

KUYRUKLUYILDIZ ALTINDA BİR İZDİVAÇ - KİTAP




 KİTABIN ARKA KAPAĞINDAN


Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç Hüseyin Rahmi'nin pek çok romanında olduğu gibi ikili bir yapılanma sergiler; Bir yanda eski İstanbul mahalle hayatını yansıtan ve temelde mahallenin kadınları arasında geçen konuşmalardan oluşan renkli tablolar, diğer yanda yazarın öykülediği olay. Kuyrukluyıldız Altından Bir İzdivaç güncelden nasıl ustaca yararlanılabileceğine dair renkli bir örnektir.


KİTAP HAKKINDA


150 sayfadan oluşan kitabın sunuş kısmında yazarın bizzat ele aldığı yazı, günümüz tabiri ile "çok kafa adam" sıfatını yazara aldırmaya pek müsait. Keyifli ve hoş sohbet biri olduğu izlenimini veriyor kesinlikle :) Bir de yapmış olduğu bir çıkarım var ki hiç yabana atılacak gibi değil.


"Hemcinslerimizin korktuklarından çok korkmadıkları şeylerden korkunuz ve sakınınız."

 

Romanımızın konusuna gelince ; Halley Kuyrukluyıldızının dünyamıza çarpacağı haber ve endişeleri tüm dünyada olduğu gibi memleketimizde de merak konusu olur.Komşu kadınlar bilhassa tüm dedikodularının merkezine muhakkak iliştiriyorlar bu mevzuyu. İrfan Galip fenni bilimlere merak salan, Halley ile ilgili tüm yayınları takibe alan, insanlarının alakasızlığına ve kendince geri kalmışlığına hayıflanan, kendisi gibi mühim mevzulara kafa yoran bir hatun kişi bulamadığı için hatta endamı güzel olan hatunlardan ilgisine karşılık alamadığı için, bir nevi kedi uzanamadığı ciğere mundar der ( mundar ; halk ağzı- murdar ;tdk) misali bir âdemoğlu :) Bu arada bu deyimli tespitimden haklı olmadığım hususunda zinhar itiraz istemem :)


Hal böyle olunca kendince eğlence ve intikam ( murat soner şivesi ile söyleyiniz :) ) ayağına Halley'i bahane kılar ve tüm hatun familyasına uzun uzadıya mevzuyu ,kendi amacını da hedef koyarak anlatmaya başlar. Bu kısımlarda anlaşılır bir anlatım olmasına rağmen fazlaca uzun buldum. Daha kısa tutulabilirdi ama İrfan Galip'in bir nevi kendini her şeyi bilen olarak pazarlaması stratejisine çok uygun. Bayanların arasında dönen lakırdıların ve garip çıkarımların çok daha eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. İrfan bu beğenim yüzümden beni de beğenmez :)


Gizemli bir kadın bir mektup ile İrfan'ın karşısına çıkar, Halley'e dair merakını dindirmek için sorular sorar  mektubunda ve İrfan Galip şiddetli bir aşkın ocağına düşer. Roman da isminin hakkını verir burada.


Kitabı iki bölüme ayırmak mümkün. İlk bölüm keyifli hanım söyleşileri ve İrfan'ın konferansı ikinci bölüm ise baştan aşağı mektuplaşmalar ve bu mektuplaşma işinin varacağı son. Kadının fendi erkeği yendi demek pek bi uygun düşüyor bu kısma :) İkinci bölüm diye ayrı tuttuğum bu mektuplaşma bölümü mü-kem-mel. O kadar çok beğendim. Heyecanla, merakla ve büyük bir keyifle ardı sıra okudum bu bölümleri. İrfan Galip aşkını ilan etse de genel manada aşk mektubu değil bunlar. Gizemli kadının her bir satırı ikilemlere düşürdü ve "acaba ne demek istedi" diye diye zavallı adam kazanda kaynayan kurbağa ile benzer bir talihe düştü. :) Hüseyin Rahmi'nin kalemine sağlık.


alıntı:

Meğerse âdemoğlu hileden ibaretmiş. "Dost" sıfatını hak eden iki fert bulmak hemen imkânsız görünüyor, bu kelime manasız bir söz gibi kalıyordu. Bu kadar düşmanlık eden insanların nasıl olup da birbirini mahvetmeyerek asırlardan beridir bir arada yaşayabilmiş olduklarına hayret ettim.



6 yorum:

  1. Okumadım bu kitabı. Eski Türk romanlarından epey okumadığım var aslında. Ara ara onları da ele almalı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bu amaçla başladım okumalara aslında.Bu romanla birlikte 3 kitap okumuş oldum.

      Sil
  2. Ya harika anlatmışsın. Okurken gülüp durdum, özellikle İrfan ile ilgili kısımlara. Çok güzel tespitler. :) Kitabı okumak istiyordum zaten daha da merak ettim. Teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) İrfan'a edilecek lakırdı çok ama gizemli kadın pek bi güzel hakkından geldiği için yeterli.Yine de pek bi ballı ademoglu imiş:) Okuduğun vakit ben gibi keyif alırsın kitaptan umarım:)

      Sil
  3. heeey yine şeker gibi anlatmışsın. hüseyin rahmi, reşat nuri ile birlikte en sevdiğim eski yazarlardan yaa :) bunu okumadım ama oyununu izledim, çok eğlenmiştim, okuycam daaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:) Reşat Nuri'yi okul sıralarında bıraktım ben :( Türkçe derslerinde sadeleştirilmiş metin altında çoğu eseri okuyunca , metnin tamamını okumayı es geçtik.Ne hata ama :(Kitap okumaya başlayınca da bunlar biliniyor nasılsa denilip farklı kitaplara yönlendim.

      Sil