7/16/2025

#3 YAZ GÜNCESİ


aradığım hâlâ yerinde duruyor mudur? 

"Geleceğim" demedim. Bekliyor mudur?


-nar ağacı -


Aklında şunu yaparım bunu yaparım diye plan kurduğun ama sonunda elini kolunu kaldıramadığın mevsimin adıdır yaz.Yahu bu ne sıcak! Böyle azıcık ümitleniyorsun dışarıda sallanan ağaç yapraklarını görünce, heehhh diyorsun rüzgar çıktı, ne hoş. Sonra bir çıkarıyorsun burnunu dışarı, alevler yalıyor sanki yüzünü. Bir de şu iki gün daha fecaat olacakmış, siper alın :)


Madem dışarı ile mümkün mertebe mesafemizi koyduk , günlük temizlik rutini de bir yere kadar, bari evi çıkarayım aradan diye güzel güzel motivasyon konuşmaları yaptım kendime . Pehlivan misali giriştiğim işte beyaz bayrak sallayacak takatim kalmadı ama çıkan sonuç gönül ferahlığı, zihin dinginliği gibi katma değer sağladı. 


Öyle de sıcak böyle de sıcak, kaçmaya çalışırken daha fenasına kulaç atmak pek akıl kârı değil ama çıktı gitti en azından:)


Pazardan aldığım şeftali ve kara eriklerin içinden damla su çıkmadı, taş gibi ve lezzetsiz. Seçmeden almamak lazım demek ki, ki meyveleri pek seçtirmiyorlar. İki lokma şey yiyeceğiz bari dişlerimden olmayayım diye n'aptım, şeker ekleyip kısık ateşte biraz pişirdim. Tatlı niyetine yerim dediğim meyvelerden erik tencerede kayboldu, bulana ödül var, şeftali ise yerli yerinde duruyordu. 😅


Kütüphaneden aldığım kitapları iade edip yerine yenilerini aldım. Onca sıcağa rağmen serin ve ferah olan bahçesinde de bi güzel soluklandım. Nazan Bekiroğlu'nun Nar Ağacı kitabını okuyorum. Akıcı ve keyifli gidiyor şimdilik. 


Yaz şarkıları her yerde ve garip şekillerde ortaya çıkıp rağbet görüyorsa da bu mevsimde akustik olanları daha bi sevdiğimi fark ettim. Öte yandan bir iki gün önceydi sanırım, TRT 2'de Ludovico Einaudi'nin  Roma caracalla hamamları konseri vardı, izlediğim. Oldukça keyifli ve güzeldi. Bir de tanıdık bir melodi vardı, aaaa bu mu çalışıyormuş dediğim, bu da hoşuma gitti : ) 




6 yorum:

  1. Havalar bunaltıcı gerçekten. Gerekmedikçe dışarı çıkmıyorum ama son günlerde çok misafir geldi inadına yapar gibi. Sıcak havada hiç misafir çekilmiyor. Yürüyüş yapardım ona da ara verdim şimdilik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yürüyüş bile çekilmiyor şu sıralar burada :( misafir yorucu olabiliyor sahiden ama onu da zora koyan bizleriz sanki, orta yolu bulmak en iyisi ama işte halden anlayan var anlamayan var, anlayanlara denk düşelim inşallah .

      Sil
  2. 20 temmuz 10 ağustos arası en sıcak dönem. 15 ağustostan sonra hafifler :) sen hep yola giderdin yazları ya :) memlekete yani :) yumuşak ve sulu şeftaliler çıksa da yesek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, uzunca vakittir bu tarihlerde İstanbul'da değildim , anne babayı gönderdik bu sene sadece, oralara da sıcak gelmemiş bir türlü, kaç vakittir üşüyoruz diyorlar :) öyleleri var olmasına var da seçeceksin, başka türlüsü olmuyor bu memlekette ne yazık ki.

      Sil
  3. Havalar fena. Daha da ısınacak haberleri ise korkutucu. Şeftali benim de dikkatimi çekti. Bu yıl hep sertler nedense. tat falan kalmadı meyvelerde. Bir de aşırı pahalı malesef. Ben otururken de terliyorum nasıl olsa diye spora ara vermedim. Uyanabildikçe sabah altı gibi çıkıp yürüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sabah 6-9 arası iyi, bir şeyler yaptın, yaptın...ondan sonrası pek kolay ve mümkün görünmüyor, seçim şansı olabilene tabii, yoksa mecburiyetler sıcak falan dinlemiyor. Sabah yürüyüşü yapanlara imreniyorum, ne güzel yapıyorsunuz, ben edinemedim böyle bir alışkanlık.

      Sil