10/21/2026

GÜNAYDIN GERÇEK


   

Korunaklı bir fanusun içindeyi(z)m. Kentsel dönüşüm mevzusu ile fanusun içinden kafamı çıkardım. Birkaç sene kiracı olacağız sonra evimize döneceğiz inşallah. Bu sıralar ev bakıyoruz ve olan şu ;


- Memur fanatizmi var, illa memur olacaksın kiracı olmak için. 


-Emekli fobisi var, ses tonu anında değişiyor. Kirayı kolaylıkla karşılayabilmek yetmiyor,tek tek aile bireylerinin maaş durumlarının, mesleklerin , eğitim durumlarının peşine düşülüyor. 


-Memleket mevzusu var, şucu bucu diye tasnif ediliyor.


-Hepsinden bir şekilde geçtin diyelim, bu sefer de farklı kriterlerde adam seçiliyor. Yok yeni evli olsun, yok siz 4 kişisiniz biz 3 kişilik arıyoruz, yok aile apartmanı gelen giden var mı vs. 


-Eski, yıkık dökük, her tarafı dökülmüş ve kirlenmiş evleri , ev değil ya, kentsel dönüşüm olması gerekenler çoğu, işte bunları ancak reva görüyorlar yukarıdaki seçenekleri sıralamayanlar, onlar da 35 bin liradan başlıyor. Görece oturulabilir, daha doğrusu idare edilebilir , deprem sonrası yapılmış, şekilsiz ve eşyaların çoğunu atmak zorunda kalacağın evler de  bit kadar yapılmış, 40-45 bin bandında. 


Sözün kısası herkes kendisi dışında her şeyden, herkesten şikayetçi ya, hepimize çok şey müstahak. Paran olup da ev kiralayamadığın şehrin adıdır İstanbul. (Tabii bu paran olup kısmı göreceli,  azı belli çoğu belirsiz biliyorum ama, varken de tutamıyorsun işte) Emekli zaten hiç yaşamasın diyor. Avrupa yakasında durum bu, muhtemelen diğer yaka da böyle.


Papatya çayı içsem diyorum, o da kesmeyecek biliyorum .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder