10/05/2026

BİRAZ NOSTALJİ BİRAZ TARİH

 

4000 yıllık tarih "Harput Kabartması"

Tesadüfen bulunan 4 bin yıllık kabartma haberini  geçen sene bir vesile ile duymuştum. İyi ki duydum zira bu vesile ile kent müzesine yolumu düşürdüm bu sene :)


2.77 x 2.42 metre ebadında, 15-20 cm kalınlığında, yaklaşık 4 ton ağırlığında ve Anadolu'da  herhangi bir benzeri bulunmayan eşsiz taş eser diye tanımlanıyor Harput Kabartması. Harput Kalesi'nin 200-250 metre kadar doğusundaki Nevruz Ormanları mevkiinde yapılan teraslama çalışmalarında, toprağın yaklaşık 1 metre altında bulunduğu bilgilendirme panosunda yazan ayrıntılardan biri. Nehir kıyısındaki bir kale kuşatması ve kuşatma sonrasındaki kaleyi istila sahneleri öykülendirilmiş ve şu bilgilere yer verilmiş:

"Kabartmada, üç surlu ve çift kapılı kale önünde bulunan tekerlekli kuşatma kulesi, tünel açmak için çalışan lağımcılar, merdivenle surlara tırmanan askerler, savaşçılar vb. çeşitli askeri sınıflar görülmektedir. Zapt edilen kaleden ele geçirilen esirler ile çıplak asker esirlerin huzura kabulü kabartmanın ilginç konuları arasındadır. Kale kapılarının birinin üzerinde  kanatlı ve kartal pençeli mitolojik tanrıça figürü, elinde çıplak bir çocuk tutar vaziyette betimlenmiştir.

Stilistik açıdan ağırlıklı olarak Akkad etkisinde yapılmış olmasına rağmen, birçok ikonografik özelliğin( kanatlı tanrıça ve kralın giydiği püsküllü başlık) Orta Tunç Çağı'nda görülüyor olması , buluntu konteksti ve ikonografik açıdan Akad-Asur etkilerini taşıması nedeniyle M.Ö 2.bin yıla tarihlenmiştir.

Uzmanlara göre; bu kabartma ve kabartmanın bulunduğu yerdeki mimarlık kalıntıları, Harput'ta M.Ö 2.binyılın başlarında siyasi bir otoritenin var olduğunun işaretidir." 


Salkaya Mozaik

Elazığ Kent Müzesi'nde bir tesadüf hikayesi de Salkaya Mozaiğine ait. Salkaya köyünde bir çiftçi fidan dikmek için kazı yapınca keşfediliyor. Genç Roma veya Erken Bizans dönemine ait olduğu, 84 metrekarelik devasa bir taban mozaiği olduğu bilgilendirme levhasında yazıyor.Anadolu parsı, geyik, kurt, tazı, domuz gibi birçok hayvan figürü ve bitki motifleri resmedilmiş.



Harput Kalesi'nin duvarlarında yer alan figürlerden bazıları müzedeki bir köşede yapılmış  kale görünümü üzerinde replika olarak yer alıyor . O kadar çok gittik ki bizimkileri ikna edemedim bu sefer Harput'a gidip kaleyi ve etrafındaki tarihi yerleri ziyaret etmeye. 


Bu da mezar taşı örneklerinden birkaçı, Osmanlı dönemine ait. Şekilleri ilginç geldi ama bilgilendirme yoktu ne yazık ki.



13.yüzyılda Harput İç Kale'de ise Artuklu Sarayı yükselmeye başlamış. Artuklu hükümdarı Fahreddin Karaaslan'ın unutulmaz bir yeri ve eserleri varmış.




Balmumu heykeller ile mekanların tasvir edilişi müzede sevdiğim hoş detaylardandı. Kentin uzak ve yakın geçmişine ait , halkın ve bölgenin ,esnafın , eğitim ve iş dünyasının, siyasetinin, musikisinin ve  kültürel yaşamının anlatısı gibi hazırlanmış çoğunlukla müze.Birçok belge, evrak  ve fotoğraf da sergileniyor. Çocukluğuma dair izleri görmek beni ama en çok da annemi mutlu etti. Anneme sürekli " dedemlerin kullandıkları şeyleri atıp kaybetmeseydik biz de müze açardık" deyip durdum :) Birçok şey fotoğrafladım ama hepsi olmayacak buraya.





tarlada insan ve hayvanın kullandığı araç gereç ve patoz makinesi :)


Orcik ve pestil yapan teyze



bizim  mutfakların aynısıydı, telli dolap bile var :)



Sevdim bu nostaljik yanı:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder