4/27/2026

YEDİ TEPELİ ŞEHİRDE BİR GÜN #10



Bu kulle zinet-i şehr-i Stanbul olsa şayeste

Menar-ı kulle-i ikbal-i şevket dense de şayan



Bu sefer sahiden bahar geldi İstanbul'a.

Hafta sonu İstanbulluyu evde tutabilene aşk olsun. Kovanından çıkan arılar gibi istila ettik şehri yine ve yeniden galiba. Hoş , turistler bizden daha çok istila etmiş olabilirler emin değilim ama Galata'da bizden sayıca çoklardı onu bilirim.


Uzaktan Galata kulesinin terasını ferah ferah görününce aaa , ne güzel kalabalık değil dedikten sonra kendimi yarım saati aşkın sırada bekler buldum. Yine de ucuz atlattım bence :) O kalabalık içeride çabucak kayboluyor .Seyir terasında  fotosunu çeken ortadan kayboluyor . Kulenin deniz gören cephesinde trafik var ama:) evet, bu küçücük alanda bile var ama manzara müthiş. Diğer katlarda birkaç parça eser sergileniyor, Çocuklara, Hazerfan ile uçuş deneyimini paylaşmaları için similasyon konmuş, ellerini kollarını sallayıp uçacaklar .







Cenevizliler kolonilerinin çevresini (Galata'yı) surlarla çevirip korumaya aldıklarında kuzey kanadına dikilen burcu (kuleyi)  yükseltmeye başlıyorlar.  Osmanlı zamanında ise çeşitli tamir tadilat ihtiyacı hasıl olunca boyu biraz daha yükseliyor. En son yangında zarar görüp tamirine gidilince biraz daha yükselmiş kulenin boyu ve külahlı şapkasını örtüp bitirmişler boy yükseltme işini .(2.Mahmud) . Tamir kitabesinde Şair Pertev Bey bu hadiseyi ve padişahı övücü dizeleri yazıvermiş.


Bu kulle ez-kaza yanmıştı yaptı eskiden a'la
Görüp bağrı yanıklar bildi neymiş şive-i ihsan



Deniz feneri, rasathane, savunma kulesi, esir tutma yeri, yangın gözetleme kulesi gibi işlevleri olmuş kulenin. Şimdi ise vatandaşlar için müze kart ile giriş yapılan bir kültür mirası. 18 yaş altı çocuklar ise kimliklerini göstererek ücretsiz geçiş yapabiliyor.













Galata kulesinin yanında göze çarpan tarihi bir çeşme var, Bereketzade Çeşmesi. İşin aslı bu çeşme ilk yapıldığında şu an ki yerinde değilmiş. 1957'de harap olan çeşme koruma ve tamir amacıyla yerinden sökülüp, kulenin dibindeki sur duvarının kalan parçasına yapıştırılarak muhafaza edilmiş. Kitabesinde Fatih Sultan Mehmed'in müezzini tarafından yaptırıldığı,  Abdülmecid'in annesinin harap olmuş bu eseri ihya ettiği yazmakta. Ahaliden garip sözler işitmiş olmalı ki , "hala boş sözlerle bunca nimeti inkar eden o kıymet bilmezler, rahat yüzü görmeyeler"  diye de laf edivermiş şair Nazmi kitabede. 


Şu çeşmelere oturmak yasaklanmalı bi de. Olmuyor böyle.










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder