-Dokunsalar ağlayacak gibisin Baki.
-Bu benim yaşam tarzım
Genelde böyle yaşadım ama dokunan olmadı.
***
Dizi üçüncü sezonu ile yol almaya devam ediyor. Kabul edelim ki bir ilk sezon asla değil ve ne yazık ki ikinci sezon da olamamış. Papatyaları tek tek yoldular, nasıl olsun ki? Oysa " Kabullenmek bir intihar biçimiymiş Nihan..Kabullenmeyelim!" diye söylemişti Baki , ikinci sezonun final sahnesinde. Buradan devam etmek yerine "fakirin hiç yüzü güler mi?" yapmışlar.
Bu sezon da 10 bölümden oluşuyor. İlk 4 bölüm neredeyse hiç akmadı, küçük bir iki sahne var sadece.Sonra dizi kendisini izletir oldu, hoş sahneler gelmeye başladı, akıcılık da kazandı. Fakat bu sefer başka bir şey oldu.
İkinci sezon nazarımda duygu yoğunluğu olarak daha sönük kalmıştı ilk sezona göre. Eleştirmekten ziyade (ki vardı eleştirilerim) iki sezon arasındaki kıyaslamanın getirdiği bir durum tespitiydi bu. Çoğu yerde de benzer şeyleri okumuştum. Sanki duyulmuş gibi (öyle farz edelim) müdahaleler yapılmış bu sezona. Fakat, duygu yoğunluğundan anladığımız şey acıları arttırıp yarıştırmak olmamalıydı.
-Poğaçalar yaptım sevgilim...mutluyum ben, hem de çok.
Senin kazdığın havuza girdim, anladım ki sudan korkmak saçma!
Kubat , bu sezonun şarkılarını seslendiren kişi olmuş. Keyifli ve hüzünlü türküleri seslendirmişti. Yeni sezonlar gelmeye devam ederse şayet Baki'nin ilk sezonda sorduğu "ölünce beni kim yıkayacak?" sorusuna cevap bulacağız gibi.
merak edenler için , tık,tık

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder