7/13/2026

KÖY GÜNLÜKLERİ 2

 Temmuz 6


Balkonda kahvaltıyı hırkama bürünerek yaptım. Çok erken bir saat değildi ama baya üşüttü. Yine de sıcak çayı yudumlamak bu serinlikte iyi geldi.


İlk dut silkelemesini yaptık. Öyle çok değil elbet ama ağaçlarda tozundan bu vesileyle arınmış oldu. Bir sonraki silkelemede daha temiz ve daha bi olmuş dutlar olacak, söyleyenlerin yalancısıyım zira çok anlamam bu işlerden :)


7/03/2026

KÖY GÜNLÜKLERİ

Yaklaşık 14 saat yolculuk sonrası nihayet köydeyiz. Erkek kardeşim de bizimleydi, bugün yarın geri dönecek o, biz ise yeni başlıyoruz.


Kale, Fırat nehri kıyısında, Malatya ile Elazığ arasındaki sınır ilçe. Yol boyu kayısı ağaçları ile sıralanmış büyük bahçeleri var. Temmuz'da ilk kez buradan geçmiş oldum ve gördüğüm manzara hem şaşırttı hem de mutlu etti beni.

6/28/2026

HAZİRAN GÜNLÜĞÜ


  

Merhabalar efendim, afiyettesinizdir inşallah. Ben bu aralar durmayan öksürük eşliğinde boğulma nöbetleri geçiriyorum. Öksürmekten mideme kramplar giriyor artık. İçim dışıma çıktı deyimini deneyimliyorum. Soğuk algınlığı mı grip mi bilemediğim bir hal içindeyim. Aile hekimim de ilaç verip gönderirken ne olduğundan bahsetmedi. Söylediğim belirtileri tasdik etti sadece. İşin ilginç tarafı sinüslerin dolu olmasından kaynaklı hafif baş ağrılarını saymazsam , biraz kırıklık dışında vücut ağrılarım yok, ki şükürler olsun. Sanırım değişik bir türü deniyoruz şu aralar, ben gibi çok var diyorlar. Aman dikkat edin kendinize.


İki haftadır baya yoğun bir süreç yaşadık.Ailem uzun sene beklediği hac ziyaretini şükür ki yapabildi bu sene. Evin geleni gideni çok oldu, hazırlığıdır ağırlamasıdır uğurlamasıdır derken minder yüzü göremez hale geldim. Peşine bir de hastalandım, şimdi de birkaç güne kalmaz köy yoluna düşme telaşesi var, onun hazırlığındayım. Orada da benzer bir tempo olacak gibi gibi. Velhasıl blogcum görüşünceye dek, selametle ... 😊 


6/04/2026

YEDİ TEPELİ ŞEHİRDE BİR GÜN #11

 




Birçok şey oldu, birçok şey olmadı. Öyle de böyle de hayat kendi seyrinde, kendi rutininde yol aldı.  Olmuş bi hayli zaman be  blogcum, iyisin değil ? 


İstanbul hoş esintilerine rağmen sıcaktan insanı vıcık vıcık etmeye başladığına göre hep beraber gazamız mübarek olsun diyelim. Ben de hazır buranın yolunu bulmuşken "yarın gideceğim" diye başımı yastığa koyup, sabahında türlü sudan gerekçeler ve bol tembellik eşliğinde itinayla erteleyip, üstelik bu rutini bozmadan onbeş gün boyunca tekrar edip , sonunda "yav bi git" deyip kendimi kapı dışarı attığım günü not düşeyim.